22 Kasım 2009 Pazar

Meydan savaşından çıkabildik!!!


Ameliyata kaldırılan Ankaragüçlülerin haberleri gelince maça dair hiçbir tat tuz kalmadı bünyemizde.Ve radyo dönüşümü bizim maça her geldiğinde sinirden yumruklarımı sıkarak dinledim canlı anlatımı ve şu deplasmanı kazanalım diye çok hayıflandım, zira yapılan çirkefliklerden sonra onları kendi sahalarında susturmaktan başka bir şey düşünemiyorduk.

Sağolsun -lafa gelince süper lige fazla kalitede bu adam dedikleri- Roguy Meye yine puan kaybedelim diye elinden geleni yaptı , eksik olmasın.İyi bir bitirici yok şu 37 kişilik takımda , devre arası derhal görevini adam gibi yapan biri alınmalı sözkonusu bölgeye.Aydın da ilk onbirde olduğu için umutlandırdı bizi ama uygun bir pozisyonu çarçur etti.Mehmet Çakır yine aynı şekilde uzuun bir aradan sonra forma şansı buldu.

Dediğim gibi, futbolun -esesin afacan çocukları sağolsun- geri planda kaldığı ve şiddetin/nefretin kusulduğu şu maçtan çıktık bir şekilde.Kompleksliler cennetinden can kaybı almadığımız için şükretmeliyiz , bize oturdukları yerden çirkef/barbar/eğitimsiz diyenler şimdi bu beyefendi(!) eseslilere ne diyecek acep beklemekteyim.

Daha iyi günler göreceğiz , düzene girmek zorundayız...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Yeni hocamız : Trond Sollied


Adını ilk kez duydum.Ve çok çok uzun bir zaman sonra Ankaragücü'ne bu kadar kariyerli bir teknik adam geldi.Onun için, kestirmeden ''kopyala-yapıştır'' bir bilgi aktarayım kendisi hakkında.En azından şimdilik , aradığımız adam kendisi midir değil midir,oyun sistemi nedir,takım mağlupken nasıl çevirmelere başvurur; en kötü ikinci yarını ortalarında anlarız.Umarım kalıcı olur ve saçlarımız ağırmaya başladığında kendisinden hep övgüyle ve minnetle söz ederiz.


1959 yılında doğan Sollied'in tam ismi Trond Johann Sollied... Norveçli teknik adam, futbol anlayışı olarak hücum tarzını benimsemişse de futbolculuk döneminde savunma oyuncusu olarak görev yapmış...Valerenga ve Rosenborg'da yıllarca forma giyen Sollied, 196 maçta 21 gol atarak bir savunma oyuncusu için yüksek bir gol oranı yakalamış... 15 kez de Norveç Milli Takımı forması giyen Sollied, milli takımda da 1 gol atmayı başarmış... Futbolculuk kariyerinin sonunda Norveç 2. Ligi takımı Bodo-Glimt'in başına geçen Sollied, burada futbolcu-menajer olarak görev yapmaya başlamış... Bodo takımının başında ilk sezonunda takımını şampiyon yapmayı başaran Sollied, Norveç 1. Ligi'ne çıkardığı takımla büyük bir başarıya daha imza atmış ve ligi 2. sırada tamamlamayı başarmış... Sollied yönetimindeki Bodo-Glimt takımı, Norveç 1. Ligi'ndeki ilk sezonunda Norveç Kupası'nı kazanmayı başarmış... Zayıf takımıyla 2. sezonunda Norveç Ligi 3.'sü olan Sollied, bu sefer Norveç Kupası'nı finalde kaybetmiş... Bodo takımındaki başarısıyla dikkatleri çeken Sollied, Rosenborg'un başına geçmiş... Burada da başarılı olan Sollied, takımıyla şampiyon olurken, Avrupa Kupaları'nda başarısı bulunmayan Rosenborg takımını Şampiyonlar Ligi'ne taşımayı başarmış... Daha sonra şansını yurt dışında denemek isteyen Sollied, Belçika'nın orta sınıf takımlarından Gent takımının başına geçmiş... Burada da oynattığı futbolla beğeni toplayan Sollied, Belçika'nın en iyi 2 takımından birisi olan Club Brugge'nin teklifini kabul etmiş... Club Brugge'de 6 sezon geçiren Norveçli teknik adam, 2 Lig şampiyonluğu, 2 Belçika Kupası ve 2 Belçika Süper Kupası kazanmış... Bu esnada teknik direktörüyle yollarını ayıran Norveç Milli Takımı, Sollied'e teklif götürmüş... Ancak Trond Sollied bu teklifi kabul etmemiş... 2005-2006 sezonunda Yunanistan'ın Olympiakos takımının başına geçen Sollied, ilk sezonunda hem Yunanistan Ligi şampiyonluğunu hem de Yunanistan Kupası'nı kazanmış... İkinci sezonunda da ligde lider giderken Sollied yönetimindeki Olympiakos'un Şampiyonlar Ligi'nde grubunda sonuncu olarak elenmesi, Sollied'in sonunu hazırlamış... Teknik direktörleriyle yaşadığı sıkıntılarla tanınan Olympiakos başkanı Sollied ile yollarını ayırma kararı almış... 2007-2008 sezonu öncesinde Gençlerbirliği'nin de gündemine gelen Sollied, eski takımı Gent'in başına geçmiş... Gent, ile Belçika Kupası finali oynayan Sollied kupayı kazanamamış... 2008-2009 sezonunda Hollanda'nın Heerenven kulübünün başına geçen Sollied, önemli bir başarı göstererek, Hollanda Kupası'nı kazanmış... Bu sayede bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele eden Heerenven, Sollied döneminde ligde PSV Eindhoven ve Ajax'ın ardından en çok gol atan 3. takım olmuş...

16 Kasım 2009 Pazartesi

Kupa'da zor kura


Grup B

ANKARAGÜCÜ
Galatasaray
Trabzonspor
Orduspor
Denizli Belediyespor

Alt lig takımlarıyla deplasmanda , Trabzon ve G.Saray ile burda Ankara'da oynayacağız.Eğer bir aksilik/laubalilik olmazsa 6 puan cepte gibi , şimdi bize düşen içerdeki maçlarda tribünlerimizi yine her zamanki gibi doldurmak ve 2 maçtan en az 4 puan çıkarmak.Trabzon zaten tepetaklak,iyi gününde olursa bizimkiler o maçta işi bitirebiliriz.G.Saray maçında da tarih tekerrür edecek mi göreceğiz.

Bu arada adı sık sık anılmaya başlanan Norveçli hocamız tesisleri gezmekte imiş ve ufak birkaç ayrıntı halledelince sözleşme imzalanacakmış.Yıllar olacak şu takımın başına akriyerli bir teknik direktör gelmeyeli , hadi hayırlısı bakalım.Kesinleşince yazı da gelecek.

N'aptın be Antonio...



Kalp rahatsızlığı olduğunu biliyordum , hatta Ankaraspor sözleşmesini feshedince futbolu bıraktığı falan söyleniyordu ama Tümer'in takımına gittiğini öğrenmiştim Transfermarkt.de'den.Mutlu mesut yaşıyordur herhalde diyordum...

Mutlu mesut yaşamıştır umarım...

Sarı-lacivert formayı giydiğin ve goller atıp bizi sevindirdiğin için sonsuz teşekkürler maskeli desperado.

Sonsuz ol...

15 Kasım 2009 Pazar

Veli Arığ'ı toprağa verdik.


Ankaragücü Klübü'nün unutulmazlarından eski hakem ve spor yazarı ve resmi delegemiz olan Veli Necdet Arığ bugün Karşıyaka'ya defnedildi.Yüz yıllık çınarın bir yaprağı daha yere düşmüş oldu böylece.Kendisine Allah'tan rahmet,geride kalanlarına da sabırlar diliyoruz.Nur içinde yat Veli Amca'm...

Ayrıca bu vefat haberini resmi sitelerinde yayınlama inceliğini gösteren Teksas,Alkaralar ve Antu'ya sonsuz teşekkürler...

12 Kasım 2009 Perşembe

Cennet Mahallesi


Şu son günlerde olup bitenler öyle bir kaotik ortam yarattıki zaten ziyadesiyle çalkantılı günler geçiren Ankaragücü'nde , yukarıdaki başlığı yazmayı en uygun şey olarak buldum.

Yani anladık , teknik direktörden memnun değilsiniz yönetim olarak.Sonuna kadar da haklısınız , Hikmet Karaman bu takımın yüzüncü yıl hedeflerini kaldırabilecek bir adam değil , ligin ilk yarısı bitecek hala 2 galibiyetimiz var.Lakin bu şekilde futbolcuları zaten b.ku çıkmış bir kamplaşma eğilimine sokarak hocaya gözdağı vermek niye?Tesislerin kapısını kilitleyip soyunma odasına almamalar niye?''Serdar Özersin'in imza yetkisi yok şu anda, onun için sözleşme iptal'' tarzında komik açıklamalar size ne katacak?Şu anda Ankaragücü'nün hocası var ama yok ! Büyük ihtimalle de bu hafta içinde hukuki savaş gereği antrenman falan olmayacak.Zaten kafalarında futboldan ziyade bir yığın şey dönüp duran 37 tane adam bu zihniyetle Eskişehirspor deplasmanında puan alacak öyle mi? İnsaf ulan , biraz oturun da düşünün bir eylemi hayata geçirmeden önce.Kendinize has bazı istisnai yöntemleriniz olabilir sorunları çözmede, ama madem ki her şey önce Ankaragücü için , önce Ankaragücü'nü düşünün o zaman, şahsi kinlerinizi deşarj etmeyi değil!Elinize yüzünüze bulaştırdınız şu ''klübeyi ıslah'' işini...

Ha bir de Darius Vassel ve Gustavo Bebbe'nin kaldıkları otelden şutlanmaları olayı var.İşin iç yüzü nedir ben de bilmiyorum inanın.Medya diyor ikisi de kovuldu , moralleri çok bozuk.Bizimkiler ise ''yok öyle bir şey sadece, mekan değiştirdiler.Olayın asıl yüzü çıkacak ortaya...''
Umarım ikinci önerme doğruluk payı taşıyordur.Yoksa, zaten vatan haini muamelesi gören Vassell'in de bu şekilde ''yıldırma politikaları'' ile klüpten defedilmesi ayıptır , skandaldır...

Bu nasıl bir intikam duygusuymuş böyle ki , Ahmet Gökçek sadece Cemal Aydın ve itlerini değil , onun döneminde klübe dahil edilmiş futbolcu-masör-teknik sorumlu ne varsa tasfiye etme gayretinde...Tamam 13 yıldır kene gibi bu takımı alt sıra müdavimi haline getirenler hesap versin.Ama bu işi futbolcuları bölerek , kaldıkları otelde olay çıkararak , tesislerde üstü örtülü boykotlar tertip ederek yaparsanız uzun dönemde bu iş döner dolaşır klübümüzü sırtından vurur.

Zaten Türkiye'nin en çok nefret edilen takımıyız , koz bari vermeyin birkaç dingilin eline de, ''faşizmdir bu...'' diye akademik hitaplar çekmesin oturduğu yerden...

11 Kasım 2009 Çarşamba

Üslup meselesi babacım

Bugün Ankaragücü tesislerinde nelerin döndüğünü herkes öğrenmiştir sanırım.Onun için uzun uzun yazmaya gerek yok olayları.Asıl hedef, gönderilmek istenen başarısız bir hoca,lakin ortada bir tek klübun tapusunun dahil edilmediği kapı gibi bir sözleşme var.Böyle olunca da ''alternatif'' yöntemlere başvumuş yönetim kadrosu.

Çok merak ediyorum , bu şekilde teknik direktör sorununa bir çözüm getireceğini falan mı zannediyor Ahmet Gökçek acaba?Zaten haddinden fazlasıyla takımın içinde var olan cepheleşme ve gruplaşmayı körüklemez mi sizin Hürriyet Güçer vasıtasıyla diğer oyuncuları da hocaya karşı fitlemeniz?Eskişehir maçına kadar hallolmaz ise bu olay , sahaya çıkan 11 tane sporcu kenarda yırtınan adamı hoca olarak dikkate alır mı, hiç düşündünüz mü?Soyunma odasında kimi dinleyecekler Hürriyet Abi'lerini mi?Ha , eğer derseniz ki ''zaten bizim de yapmak istediğimiz buydu , legal yolarla halledemediğimiz işi ''gönüllü'' eylemlerle çözeceğiz..'' , ben de o zaman bir taraftar olarak sizin vizyonunuzdan duyduğum şüphenin katsayısını artırırım.

Tüm bu olanlar bize pozitif etki olarak geri yansıyacak öyle mi?Halihazırda tam 37 adet futbolcu , kafası bulanık bir yönetim ve topun ağzındaki hocadan meydana gelen ''Ankaragücü Kaos Ortamı'' iyice alevlenecek şimdi , güzel günler falan görmeyeceğiz...

Bu saatten sonra kimse futbolculara falan küfretmesin mağlubiyetlerden sonra.Klüp futboldan ziyade her şeyle içli dışlı olmuş durumda.

Mübarek, futbol takımı değil de türlü entrikaların döndüğü Yemekteyiz programı sanki...Bravo beyler , durmak yok yola devam...Sorunları çözme üslübunuzu yirim sizin!!!